5N1K

TÜRK TARİHİNİN EN BÜYÜK 11 SAVAŞI



1. Baideng Muharebesi (At Rengi Kuşatması) M.Ö. 200



Mete zamanında Hunlar, Dünyanın en güçlü devletinin sahibiydiler.

"At Rengi Kuşatması"nı zamanın deha buluşu olarak kayda geçmişti Çin tarihçileri. Mete Han bunu, savaş sırasında birliklerini ayırt etmek ve kolayca yönlendirmek için; Kıstırdığı Çin imparatorunu kuşatma harekatında kullanmıştı. Sadece bir tek buyruk vermişti ilk kez denediği kuşatmayı başarı ile sürdürmek için.

"Beyaz atlar batıya, kır atlar doğuya, siyah atlar kuzeye, doru atlar güneye..."

Kuşatma için bölgelerde etkin birliği böylece sağlamış, ordusunu birbirine yakın güçte dört gruba kısa sürede ayırmıştı Mete Tanhu. Bu sistemle, bir bölgedeki atların rengi birbirinin aynı olduğu için, dışarıdan sızmaları ve Çinlilerin kuşatmayı yarma ihtimallerini de ortadan kaldırmıştı.

Kuşattığı çin ordusunu, İmparatorları ile birlikte yok etmesi söz konusuydu. Ne yardım alabiliyordu Çin imparatoru Kao, ne de kuşatmayı yarıp kaçması söz konusuydu. Öylece kaderine razı olmuş beklerken Ünlü Çin Generali Cheng-Ping, gelecekte kendi adıyla anılacak bir planı uygulamaya koymuş; Mete Tanhu'nun Çinli eşine gizlice ulak göndermişti. Mete'nin çinli hatunu Yen-shih; onları, dolayısıyla Çin'i kurtarmalı; bunun için Mete'yi ikna etmeliydi.

"Yedi gündür süren kuşatmada çok zor durumdayız! Çin ordusu, Çin İmparatoru yok olmak üzere. Görevini yap ve halkına karşı olan bağlılığını, sevgini göster!"

Bir dağ yamacında sıkışıp kalmıştı Çin ordusu. Hava çok soğuktu. Çin askerleri bulundukları yerde soğuktan kırılıyordu. Neredeyse üçte birinin el ve ayak parmakları donmuştu. General Cheng-Ping hediyeler ve büyük miktarda altın da gönderdi Mete'nin Çinli Hatunu Yen- Shih'e.. Bunun arkasıda gelecek; Çin sarayı minnetini gösterecekti. Yeterki bu kuşatma gevşetilsin...

Çok akıllı ve eğitimli olan Yen-Shih Hatun Mete Tanhu'ya şunları söylemişti.

"Ulu Tanhu; Büyük bir zafer kazadın! Çin İmparatorunu dize getirdin. Ordusunu yendin. Ama durma zamanını bilmen gerek. Şimdi, iki imparator karşı karşıyasınız. Onu yenecek ve yok edecek gücün var. Ya sonra... Çin'i istila etmek, yönetmek mi niyetin? Unutma Ulu Tanhu; Çin, çok kalabalık ve büyük bir ülke. Çin'i yönetmek, ona hakim olmak zordur. Oysa şimdi büyük dost olabilir sana Çin. Minnettar kalabilir. Doğu sınırından korkmana gerek kalmaz. Batıda, kuzeyde, güneyde düşlediğin seferlere çıkabilirsin. Siz iki hakan, birbirinizi sıkıştırıp huzursuz etmeyin! Çin imparatorları, Çin halkı tarafından Gök'ün oğlu olarak bilinir. Eğer imparatoru öldürürsen, Çin artık dost olmaz sana.. Oysa canını bağışlarsan..."

Aslında Mete Tanhu da yapacağı hareketin sonuçlarını düşünüyordu. Çin'i istila etmek ve yönetmek yoktu aklında. Az Hun nüfusu, çok Çin nüfusu içinde kaybolur giderdi. Çin ona gerekliydi. Kırmadı ve ordusunun çekip gitmesine izin verdi... Tabii karşılığında çok büyük vergilere bağladı Çini...


2. Katalon Savaşı M.S. 451



Avrupanın en çok korktuğu komutanlardan olan Attila hükümdarı olduğu Hun İmparatormuğu ile Batı Roma İmparatorluğunun üzerine yürümüş ve savaşı kazanmıştır. O dönemin en kanlı savaşlarından biri olan ve tarihte Katalon Savaşı olarak geçen bu savaş 20 Haziran 451 yılında meydana gelmiştir.

3. Talas Muharebesi - M.S. 751



Talas Muharebesi, 751 yılında bugünkü Kırgızistan sınırları içindeki Talas Nehri civarında, Abbâsîler ve müttefiki olan Karluklar ile Çinliler arasında yapılan ve 5 gün süren muharebe. Çin ordusunun yenilgisi ile sonuçlanan muharebe gerek Çin, gerekse türk ve İslam tarihi açısından önemlidir. Bu savaş neticesinde Müslümanlıkla tanışan Türkler boy boy islama geçmişlerdir.

4. Malazgirt Meydan Muharebesi - M.S. 1071




Büyük Selçuklu Hükümdarı Alparslan ile Bizans İmparatoru 4. Romen Diyojen arasında meydana gelmiş bir savaştır. Savaşı Alparsalan kazanmış ve bu savayın neticesinde Türklerin Anadolu ya girişinin kapıları açılmıştır.

5. Ayn Calut Muharebesi - M.S. 1260


   Aybars, civanmert mücahitlerin gözlerine baktı. Gözlerindeki tedirginliği görebiliyordu. İçlerinden bazı emirler fitne ve fesat tohumları saçıyor, savaşmaktan çekindikleri için ordunun kuvve-i maneviyesini bozuyordu. Bir şeyler söylemeliydi, bir şeyler… İslamiyet bir dönüm noktasını yaşıyordu. Eğer İslam ordusu bu çapulculara yenilirse, Kâbe’ye doğru Ebrehe’nin ordusu tekrar harekete geçecekti. Akça’nın üzerinde ordunun en önünde sağ ve sol cenahlara at koşturarak dikkatlerini çekti. Sonra herkesin dikkatini çektiğine tatmin olunca duraladı. Başını oynattı hafifçe, sözcükleri tekrarladı içinden “Bismillah” diyerek önce Allah’a sonra kelimelere sarıldı.

“Ey Müslüman emirleri! Ey Mücahitler! Yıllardır Beytü’l Malin ekmeğini yiyorsunuz ve şimdi de görmekteyim savaştan geri durmak isteyenler var. Ben işte buradayım. Hepiniz terk etseniz de ben küffara karşı geri durmayacağım. Savaşmak isteyenler Allah için benimle gelsin. Kim savaşmak istemezse de o evine sıcak yatağına, kadınlarına dönsün. Tabi bu savaştan sonra geriye bir şey bırakırlarsa… Allah hepimizi görmektedir. Müslümanların vebali geride kalanların boynunadır. ALLAHUEKBER!” diyerek sözlerine noktayı koyarken atını mahmuzlayıp yalın kılıç küffarın üzerine hücum etti. Ardından tüm ordu Allah! Allah! nidalarıyla ardından.
Önlerinde güneş gökyüzünde kapanarak bulutlara gömülüyordu. Ne günün geçtiğini ne açlığı ne de susuzluğu hissediyordu. Başka bir zamana ait başka bir güç dolduruyordu içini. Onu insan türüne yabancılaştıran bir güç…


6. Ankara Muharebesi - M.S. 1402


Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid ile Timur arasında Ankaranın Çubuk Ovasında meydana gelmiş bir savaştır. Savaşı Timur kazanmış ve bu sebeple Osmanlı da savaştan sonra 1413 kadar padişah geçmemiş ve bu döneme fetret dönemi adı verilmiştir.

7. İstanbul'un Fethi - M.S. 1453


Daha önce birçok defa kuşatılan o dönemde bilinen adıyla Konstantiniyye şehrini Fatih Sultan Mehmet Han feth etmek istiyordu. Zamanında Roma İmparatorluğundan ayrılan ve ilerleyen zamanda Bizans olarak anılan imparatorluğun son kalesi olarak burası kalmıştı. 1453 yılında Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet Han İstanbul u kuşattı. Çok çetin bir savaşın ardından İstanbul'u feth etti. Bu savaş sonunda Bizans İmparatorluğu yıkıldı ve tarih sahnesinden silindi.

8. Ridaniye Muharebesi - M.S. 1517




Ridaniye Muharebesi, 22 Ocak 1517 yılında Osmanlı Devleti ile Memlûk Sultanlığı arasında geçen muharebedir. Muharebeyi I. Selim komutasındaki Osmanlı ordusu kazanmıştır. Bu savaş nihayetinde Halifelik Osmanlı Devletine geçmiştir. Halifeliğin Osmanlı Devletini geçmesi neticesi İslam Aleminde önemli bir yer edinmiştir.


9. II. Viyana Kuşatması - M.S. 1683



1683 yılında IV. Mehmet'in Osmanlı Devletinin sınırlarını ileriye taşıyarak müslümanlığı avrupaya yayma düşüncesi üzerine, alınması gerek olan Viyanayı fetih için meydana gelmiş savaştır. Savaş Osmanlı Devleti ile Avusturya Arşidüklüğü arasında meydana gelmiştir. Netice olarak Osmanlı Devleti Viyanayı feth edememiş ve geri çekilmek durumunda kalmıştır. Savaşın sonunda Karlofça Antlaşması ile Osmanlı Devleti gerileme dönemine girmiştir.

10. Çanakkale Savaşı - M.S. 1915-16


Çanakkale Savaşı, 1. dünya Savaşı sırasında Çanakkale de İtilaf Devletleri ile Osmanlı Devleti arasında meydana gelmiştir. Savaşta Denizden ve karadan muharebe meydana gelmiştir. Bu sebeple dünya tarihinde ilklerdendir. 

11. Sakarya Meydan Muharebesi - M. S. 1921



Türk ordusu, Mustafa Kemal’in ince düşüncesi ile hazırlandı ve 10 Eylül tarihinde yapılan atak ile Yunan ordusunun toparlanıp; savunmaya geçmesi engellenmiş oldu. 10 Eylül tarihi içerisinde Türk ordusu, Çal Dağı’nı geri aldı ve bu geri alınan ilk toprak oldu. 10 eylülde başlayan bu taarruz 13 eylüle kadar sürerek; Yunan ordularının oldukça büyük bir alanda geri çekilmesi sağlanmış oldu.

Derleyen
Ramazan Ateş

About Ramazan Ateş

0 yorum:

Yorum Gönder

Blogger tarafından desteklenmektedir.