Ata - Oğul Savaşı

TÖREYİ YAŞATMAK İÇİN!


  BİR ATA - OĞUL SAVAŞI
  BİR İNANÇ MÜCADELESİ
  AYDINLIK KARANLIĞA KARŞI
  TUMAN HAN, METE HAN'A


   ATAM OĞUZ KİTABINDAN BİR KESİT:

   "Hun İmparatoru, Hun İmparatorluğu’nun asıl kandan gelen tek veliahdına karşı savaşacaktı. Bağatur herkesi “Bir Tengri!” ye  çağırıp onları yaratıcının yolunda savaşmaya çağırdı. Ona uyanlar ölseler bile Uçmağa varacak, karşı çıkanlar ise tamuya atılacaktı. İnananlar asla ölmezdi.

       Atası Kara Han’ın yanından çok az bir er toplayabilmişti. Yalnız amcalarının oğulları onu destekliyordu. Genç ve cevval ruhlar perdedarıydı. Bu savaş babaların ve oğulların savaşıydı. Nice azlar vardı ki çoğunluğa galebe çalmıştı. ( Talut- Calut) Şimdi de olanlar onda farklı olamazdı.

      Bağatur Han disiplinle kümelenmiş ve bölük bölük ayrılmış ordularını tek bir hedefe doğru yönlendiriyordu. Her iki tarafta atlı süvariler başı çekiyordu. Yalnız Tuman Han’ın ordusu darmadağınık yağmacı birliklerden oluşan akıncı ordusuydu.  Karşısındaki orduyu boğacak kadar çoktular. Lakin Bağatur’un erleri ip gibi düzenlenmiş eğitimli oldukları anlaşılan farklı renklerdeki atlarla yönleri tayin edilmiş, çok büyük bir düzen içindeydi.

     O gün bir budunun geleceği, inancın zaferi onların elindeydi. Bağatur ve yiğitleri çoktan avlarını sürmeye başlamışlar, savaş için her an tetikteydiler.  Azdılar ama disiplinli taviz vermez bir orduya sahipti Bağatur. İlk hareketin onlardan gelmesini bekliyordu. Yanındaki dost ve yeğenlerine baktı. Bu savaş inanları ve inanmayanların, oğulların ve ataların savaşıydı aynı zamanda. Yürekler buruktu. Yanılmayı istiyorlardı. Ve yanlarında duran av için gelmiş diğer erlerinde bu konuda duyumları olmuş, dillendirilenler inanamıyorlardı. Ama Tuman Han’ın kuvvetleri, Bağatur’u çevrelemeye, kuşatmaya başlayınca işlerin farkına vardılar.

     Tuman Han birliklerin dört gruba ayırmış başlarında kardeşleri Küz  Han, Kür Han ve Or Han vardı. Ve diğer Çinli elçiler de ordu saflarında kendilerini belli ediyorlardı. Diğer yan da ise  Bağatur ve amca çocukları Arkıl, Kayır ve Seba vardı. Artık her şey birbirine karışmış savaş başlamıştı, kan gövdeyi getiriyordu ve saflar sıklaşıyor kimileri Bağatur’un kimileri Tuman’ın saflarına karışıyordu. Oğul babayı, baba oğlu vuruyordu.


       Kargılar, kılıçlar kınından çekiliyor ve canlar alan ıslık sesleri semayı dolduruyordu. Ne zaman bir el kalksa yüzlerce ıslık sesi o elin işaret ettiği yeri dağıtıyordu. Gün biterken Bağatur’un safları artıyor, Tuman Han gittikçe zayıf düşüyordu. Bağatur kazanmaya başlamıştı. Ve bir ses, Tuman Han öldü diyordu. O gün bir ıslık her şeyi tersine çevirmişti. Düzen yeniden kuruluyordu. Bağatur töreyi koyacak ve koruyacaktı. Töre kesin ve keskindi."

About Ramazan Ateş

0 yorum:

Yorum Gönder

Blogger tarafından desteklenmektedir.