Cemal Ulu

Cemal Ulu'nun Yeni Eseri Velhasıl Kelâm;





Velhasıl Kelâm
                                                     Aşk İle; Amin
Aşk dedi dilimiz önce. Yürek aşkı istedi ilk. Gözlerimiz aşkı görmek istedi. Özlem dumanları aşk için tüttü. Kulaklarımız aşkı işitmek istedi. Kalemlerimiz aşkı yazmak istedi.

Her şair, her şiir ve her mısra farklı anlatır aşkı. En büyük aşklar şiirlerde yaşanır. Ve biz şiirleri aşk ile sevdik. İçimizdeki aşk ile aşkı işledik şiirlere. Bizdeki aşk herkesin bildiği o şeytani aşktan değildir. Gerçek aşk seni dünyaya yollana kulluk edip ona kavuşma anını beklemektir.

Aşk Rahman sevgisidir

Aşk Rahim sevgisidir

Aşk Muhammed-ül Emin sevgisidir


Ey insanlar;

Sizin yaşadığınız aşkın yolu nereye çıkar? Siz aşkı bu kadar büyütmeseydiniz; aşk bu kadar güçlü, bu kadar yakıcı, bu kadar ihanet dolu, bu kadar yalan olmazdı. Sahte aşkı büyütenler şimdi pişmanlık deryasında boğulmakta. Aşkı sakız gibi ağzından düşürmeyip patlatanlar, şimdi ihanet cephelerinde bomba gibi patlatılmakta.  Aşkı sevgiden üstün görenlerin gözleri, şimdi sevgiyi aramakta. Hayatın yolu sizin yaşadığınız aşktan geçiyorsa eğer...

Durun! Müsait bir yerde ineceğim…

Sormayın bana aşkın tarifini anlatamam. Bilal-i Habeşi gibi tutulur dilim aşkın adını anarken. Öyle bir aşk ki içimizde ki bizlere şiir yazdıran. Öyle bir sevda ki bizleri şiire sevdalandıran. Bizler şiire sevdalandık. Bazen dilimiz dönmedi mısralar anlattı derdimizi. Bazen kelimelerle süsledik kendimizi. Ve bazen de şiir ile söyledik ismimizi. Hayatımız vardı bizim aynı şiir gibi.

Şair ne kadar yazsa da yetmezdi cümleler, sayfalar, kitaplar. Aslında aşk yazmaktı. Duyguları kabaran bir yüreğimiz vardı. Hayat yaşamaktı aşk ile, yazmaktı aşk ile. Öyle anlar olurdu ki, bazen günlerce aç gezerdik. Üzerimizde bir halsizlik olurdu. Tek hastalığımız şiirsizlikti. Biz şiire aç kalırdık. Birkaç lokma mısra, bir yudum şiir yeterdi bize. Üzerimizi arasalar kâğıt ve kalemden başka bir şey çıkmazdı. Şairin üzerinden başka ne çıkabilir ki…

Bizler ellerimizde kalem ile şiir yazar, gözlerimizde umut ile kitap okur, içimizde sabır ile sabahı bekler, kalbimizde aşk ile secde ederdik. “ Oku “ denilmişti gül kokan sevgiliye. “ Oku “ denilmişti aşk mısralarının sahibine. Okuduk günlerce. Aşkın hatırına okuduk, sevgilinin hatırına okuduk. Onu okuduk, onu yazdık. Başkalarının kitapları süs olarak koyduğu raflara biz okumak için koyardık. Raflarımızda kitaplardan başka hiçbir şeyimiz yoktu. Ve okurduk onları. Süs olsun diye değil, aşk için, öğrenmek için okurduk. Ve yine öğrenmiştik kitapların raflara süs olsun diye konmadığını.

İnsanlar aşkı yalandan yaşarken bizler şiirlerde doğrusunu yaşamaya çalışıyorduk.

Ey insanlar

Neden mi bu kadar yalan dolu aşkınız?

Neden mi sevgiye bu kadar aç ve muhtaçsınız?

Bir tutam sevginin içine güveni ve paylaşımı karıştırırsanız ve aşkınızı ilahi sevda ile yaşarsanız ömür boyu aç kalmazsınız.


Ey gönlümde yer edinen gönül. Sana gönlümde yer, bana yâr olarak verene şükürler olsun. Şairlere şiirler yazdırana şükürler olsun.

Velhasıl Kelâm aşk; aldığın nefes, kokladığın koku, içtiğin su, gördüğün güzellik, tattığın nimettir.

Velhasıl Kelâm aşk; yaşadığın saatler, günler, haftalar, aylar, yıllar ve ömrünün hepsidir.

Velhasıl Kelâm aşk; gönülden dile, dilden kâğıtlara işlenen sözcükler, mısralar ve şiirlerdir.

Velhasıl Kelâm aşk; gönlündeki kısmeti, nasibi veren, hayat sahnesinde rolünü yazan ve çizendir.

Velhasıl Kelâm aşk; minarelerden eksik olmayan çağrının sesi, alnın günde beş vakit secdeye varışı, dilin otuz üç defa Sübhanallah, otuz üç defa Elhamdülillah, otuz üç defa Allahu Ekber demesidir.

Velhasıl Kelâm aşk; okumaktır o yüce, Kerim kitabı. Koklamaktır sayfalarındaki o muazzam kokuyu.

Velhasıl Kelâm;

Aşk Rahman sevgisidir

Aşk Rahim Sevgisidir

Aşk Muhammed-ül Emin sevgisidir…

About Ramazan Ateş

0 yorum:

Yorum Gönder

Blogger tarafından desteklenmektedir.